İki Doğum Arasındaki Süre

Doğumdan sonra tekrar hamile kalmadan ne kadar ara vermek gerekir? Doğumdan ne kadar sonra tekrar hamile kalınmalıdır? İki çocuk arasında kaç yıl (kaç yaş) fark olmalıdır? gibi sorular doğum yapan ve tekrar gebelik planlayan hastaların en sık merak ettikleri sorulardandır.

Gebelikler arasında ne kadar ara verilmelidir derken belirtilen süre bir doğumun gerçekleştiği günden ikinci gebeliğin başladığı güne kadar geçen süredir (interpregnancy interval, IPI). Her iki gebeliğin başlangıçları arasındaki süre değildir kastedilen.

Yapılan araştırmalarda iki normal doğum arasında geçen süre veya iki sezaryen arasında geçen süre açısından kısa veya uzun ara veren hastalar karşılaştırılmıştır. Araştırmaların bir kısmında optimum sürenin altında da üstünde de risk artışı  (j-shaped) saptanmıştır. Araştırmalar arasında değişiklik olsa da genellikle 2 yıldan kısa aralık olması ve 5 yıldan uzun aralık olması ikinci gebelikte aşağıda belirtilen risklerin artışını göstermiştir. 6 aydan kısa aralıkla meydana gelen ikinci gebelikte risk artışı daha da fazla saptanmıştır.

Dünya sağlık örgütü (WHO) gebelikler arasındaki sürenin 2 yıldan kısa olmasının bazı riskleri arttırdığını bildirmiştir. Bu nedenle 35 yaş altında bir çocuk sahibi olan kadınların ikinci çocuk için en az 2 yıl ara vermelerini önermiştir. 35 yaş üzerinde bir çocuk sahibi olan kadınların ikinci çocuğa gebe kalmadan önce 1 yıl ara vermelerini önermiştir. Sürenin 35 yaş üzerinde 1 yıl olarak belirlenmesinin nedeni yaş ilerledikçe kadınlarda doğurganlık kapasitesinin azalması ve gebelikle ilgili bazı komplikasyonların sıklığında artma olmasıdır.

DOĞUM SONRASI RAHİM ENFEKSİYONU

DOĞUM SONRASI RAHİM ENFEKSİYONU
Endometrit rahmin iç tabakasının (endometrium tabakasının) enfeksiyomudur. Gebelik sırasında rahmin en iç tabakası değişikliğe uğrar ve desidua adını alır, gebelik sonrasında  çeşitli nedenlerle bu tabakanın enfeksiyonu gelişebilir, buna postpartum endometrit denir. Endometritte enfeksiyon myometriuma kadar ilerlemişse endomiyometrit adı verilir, parametriuma kadar ilerlemişse parametrit adı verilir.

Doğum sonrası endoemetrit polimikrobiyal bir enfeksiyondur. Grup B streptokoklar, anaerob gram pozitif bakteriler, anaerob gram negatif bakteriler (bakteriodes, prevotella), aerob gram negatif bakteriler (E. coli, K. Pnömonia, Proteus), K. Trochamatis, Mycoplasma gibi çeşitli bakteriler rol alabilir. Erken dönem endometritte en sık etken Grup B streptokoklardır. Geç dönem endometritte en sık Klamidya’ya rastlanır.

Risk faktörleri:
(Koryoamnionit ile benzer risk faktörleri)
– Genç yaş
– İlk doğum
– Uzamış doğum eylemi
– PPROM, EMR
– Sezaryen
– Düşük sosyoekonomik düzey
– Çok sayıda vajinal muayene yapılması
– Aşırı mekonyumlu amnion sıvısı
– GBS kolonizasyonu
– Bakteriel vajinozis
– Plasentanın manuel çıkarılması

SHEEHAN SENDROMU

Sheehan sendromu diğer adlarıyla postpartum hipopituitarizm, postpartum pituiter yetmezlik doğum sonrası aşırı kanama nedeniyle oluşan nadir bir sendromdur. Doğum sonrasında gerçekleşen aşırı kanamadan dolayı beyindeki pituiter beze (hipofiz bezi) giden kanın azalmasından dolayı hipofiz bezinde doku kaybı olur ve bezin az çalışmasına sebep olur. Hipopituitarizm hipofiz bezinin az çalışmasıdır yani buradan salınan hormonların az salınmalıdır.

Hipofiz bezinden salınan çeşitli hormonların farklı görevleri vardır o yüzden az salınmaları da bazı semptomlara neden olur. Bunlar:
– Doğum sonrası göğüslerden süt gelmemesi
– Yorgunluk
– Pubik ve aksiller (koltuk altı) kıllarında dökülme
– Adet kanamalarının başlamaması (amenore)

Kanda hipofiz bezine ait hormonların düzeylerinin düşük olduğunun gösterilmesi ve beyin tomografisi ile hipofiz bezinin izlenmesi gibi yöntemlerle ve doğum sonrası yukarıda anlatılan tipik şikayetlerin gelişmesi ile tanı konur.